KAMUOYUNA
İnancıma karışma,
Dergâhıma dokunma.
Bu yıl 60. Ulusal. 35. Uluslararası olarak gerçekleştireceğimiz Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerimiz; 1964 yılında Anadolu bozkırında yoksul Hacıbektaş halkının el ele vererek büyük bir dayanışma anlayışı içerisinde yıllarca gerçekleştirdiği ve bir alevi ritüeline dönüşmüş etkinliktir. Hacıbektaş halkı, o yıllarda yeterli konaklama alanı yok iken, Hacıbektaş belediyesi olanaksızlıklar içinde iken; Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerine ülkenin dört bir yöresinden gelen tüm canları, evlerinde kendi yatağını vererek ve aşını paylaşarak destek olmuştur. Hace Bektaş aşkı ile tüm zorluklara çözüm üretmiştir.
Alevilik, kadim ve özgün bir inançtır. Bu inanca, bu kültüre, bu felsefeye sahip milyonlarca insan, yüzyıllardır bu topraklarda var olma mücadelesi vermektedir. Aleviler, hem kendilerini hem de inançlarını korumak için tarih boyunca bedel ödediler ve hala ödemektedirler. Ödenen bedellere rağmen İnançları ve ibadethaneleri yasal güvence altına alınmamıştır. Tarih boyunca ibadetleri yasaklanmış ve dergâhları, ziyaretgâhları ya talan edilmiş, ya el konulmuş ya da başka inançların ibadethanesine dönüştürülmüştür. Alevi köylerine zorla camiler inşa edilmiş, Alevi çocukları zorunlu din derslerine tabi tutulmuşlardır. Alevilerin, çağdaş, laik, demokratik, eşitlik, barış, kardeşlik çağrıları ve talepleri her seferinde yeni bir katliamla yanıt bulmuştur. Ancak; Aleviler, sadece kendileri için değil, bütün inançlar, cinsiyetler, renkler, milliyetler, topluluklar ve halklar için, “Eşit Yurttaşlık, İnsanca Yaşam, Barış, Kardeşlik, Adalet, Laik ve Demokratik, Cumhuriyet” talepleri için mücadele etmekten geri durmamışlardır.
22 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı ve ortaklarının gözünde ötekilerin, yani ayrımcılığa maruz kalanların, azınlıkların hiçbir demokratik ve insani talebi olumlu karşılık görmemiştir. Bu kesimlerin başında yer alan Aleviler, organize bir asimilasyon, inkâr ve imha politikası ile karşı karşıyadır. Devlet, devşirme kadrolar yanında ırkçı, şoven, gerici, kinci bir ekip ile Aleviliği katletmeye ve tümden ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Bu durum, tarihin en büyük operasyon hamlesidir. Bu operasyonu, Alevilerin bütün itirazlarına rağmen inatla kurdukları “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” eli ile yürütmektedirler. Bu yapı, kurulduğu günden bu yana asimilasyon politikalarının üssü durumundadır. Bu merkezde Alevi inancı özünden uzaklaştırılarak, Türk-İslam sentezi temelinde yeni bir elbise biçilmeye çalışılmaktadır. Bundan da kötüsü rüşvet ve maaş karşılığı tahsis edilen devşirme kadrolar eli ile Aleviler kendi içinde ayrıştırılmak ve çatıştırılmak istenmektedir. Hacıbektaş ilçesinde bulunan Hünkâr Hace Bektaş Veli Dergâhı bir kez daha işgal edilmek istenmekte ve 60 yıldır devam eden Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri, ‘Alevi Diyaneti’ olmaya soyunan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından mafyatik ve işgalci bir anlayış ile gasp edilmeye çalışılmaktadır. Bu vicdanen kabul edilebilir bir durum değildir.
Bu Anma etkinlikleri Alevilerin inançsal bir etkinliğidir. Hace Bektaş Veli Dergâhı, Alevilerin en önemli inanç merkezlerinden biridir. Alevilerin Serçeşmesidir. 60 yıldır Alevi Kurumlarının katkıları ile Hacıbektaş Belediyesi organizasyonunda gerçekleşen ve Alevilerin inançsal ve kültürel ritüeli haline dönüşen bu etkinlikten, devlet ve birimleri elini çekmelidir. Siyasi İktidarı uyarıyoruz; bu anma etkinliğini başka festivallerle karıştırmayın. Bu bir turistik faaliyet ya da herhangi bir festival değildir. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve AKP/MHP ortaklığı bu tutumundan derhal vazgeçmelidir. Yapılmak istenen şey üzülerek ifade etmeliyiz ki; Filistinli Müslümanların Mescidi Aksa’ya girmesinin ve ibadetlerini yapmak istemelerinin İsrail devleti tarafından yasaklanması ile eşdeğer bir durumdur.
Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerini tanımayan, ibadeti olan Cemi kabul etmeyen, İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olan Madımak Katliamı davasını zaman aşımına uğratan, katillerini serbest bırakan bir anlayışın Hacıbektaş’ta bunları yapması anlaşılır bir tutumdur ama kabul edilemez. Her yıl 16, 17, 18 Ağustos’ta yapılan Anma Etkinliklerine bu başkanlık tarafından alternatif etkinlik konması ve halkımızı 15, 16, 17 Ağustos’a çağırması, kötü niyeti açığa çıkarmakta ve iddialarımızı doğrulamaktadır. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı başta Aleviler ve Alevi Kurumları nezdinde olmak kaydı ile hepimiz için yok hükmündedir. Böyle bir başkanlık Alevilerin talebi değildir. Bu başkanlıkla birlikte hareket eden herkes ve her kurum Alevileri ve Alevi dostlarını karşısına alacaktır.
Biz Halac-ı Mansurlar, Nesimîler, Şeyh Bedrettinler,Pir Sultanlar, Kalenderler, Madımakta Yakılan Canlar, Çorumda ve Maraş’ta Katledilen masum aleviler…
Biz Yedi ulu ozanla yol yürüyenler, Aşık Veyseller, Mahzuni Şerifler, Aşık Daimiler, Davut Sulariler, Feyzullah Çınarlar…
Biz Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar, İbrahim Kaypakkayalar, Ulaş Bardakçılar, ülkesi için halkı için canını hiçe sayanlardan, sabır ve inançla kararlı yürüyenlerden, öğreti, bilim ve gerçeğin izinde aydınlığa yönelenlerden, 72 millete bir nazarda bakan Hace Bektaş Veli’den yol süren erenleri…
Barışın, dostluğun, dayanışmanın, birlikte üretmenin ve kardeşçe paylaşmanın kısaca Alevice yaşayanları…
Ve biz aşağıda imzası olan Danışma Meclisi Üyeleri olarak uyarıyor ve talep ediyoruz:
1- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı derhal kapatılmalıdır. Alevilerin inançsal faaliyet ve ritüellerinden elini çekmelidir. Aynı şekilde siyasal iktidar, Alevilerin taleplerini kabul etmek yerine böyle oluşumlar eliyle Aleviliği katletme girişiminden vaz geçmeli ve asimilasyon anlayışı ile düzenlediği Hacıbektaş programını derhal iptal etmelidir.
2- Hacı Bektaş Veli Dergâhı içerisine asimilasyon amaçlı konulan çeşitli insan figürleri, özellikle Çile Damı içerisindeki Kuran okuyan sakallı hoca tasviri derhal çıkartılmalıdır.
3- Hacı Bektaş Veli Dergâhı başta olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve benzeri kurumlar tarafından gasp edilmiş, el konulmuş bütün Alevi dergâh, türbe ūve ziyaret yerleri, ibadethaneleri bir an önce gerçek sahibi olan Alevilere teslim edilmelidir.
4- Alevilik, Aleviliktir. Aleviler nasıl inanıyorsa o şekilde kabul edilmeli ve hiçbir inanca müdahale edilmemelidir.
5- Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerinin 61.Ulusal, 35.Uluslararası programı Hacıbektaş Belediyesi ve Alevi Kurumlarının ortaklaşa organize ettiği 16, 17, 18 Ağustos’tadır. Bunun dışındaki programları korsan programlar olarak tanımlıyor ve kabul etmiyoruz.
6- Hacı Bektaş Veli Dergâhı bizimdir.
7- Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi bizimdir. Sayın belediye başkanım
Belediye meclis üyeleri
Çok değerli hacı Bektaş halkı.
İki aya yakındır oluşturduğumuz hacıbektaş halk platformu adına söz almış bulunuyorum.
Derdimizin, muradımızın hiçbir kişisel çıkar ve hesap gütmeden hacı Bektaş’ın sorunlarını sıkıntılarını tespit etmek ve çözüm önerileri üretmek olduğunu öncelikle söylemek isterim.
Bu anlayışın;
Bir anlamda da yerel yönetime yardımcı olmak gibi de söylenebilir.
Şöylesi bir sıkıntıyla başlamak istiyorum. İlçemizde herhangi bir sorun hakkında bir şey yapılması gerektiğini yerel yönetime ilettiğimizde ve bu görevin o kurum üzerinden yapılması gerektiğini söylediğimizde biz bir kamu kurumuyuz, Belirli kurallar ve yasalar çerçevesinde hareket etmek zorundayız diyorlar.
Yine
Hacıbektaş için toplumsal anlamda yapılacak önemli Çalışmalar konusunda belediyenin ve meclis üyelerinin olmaz,o olursa olmaz bu olursa hiç olmaz deme gibi bir lüksün olmaması gerekir.
Art niyetli olmayan yapıcı ve kolaylaştırıcı düşünceler ve fikirler dikkate alınmalı önemsenmeli.
MHP’lilerle ilişki kurmak yerine aydın demokrat düşünceli insanlarla ilişki içerisinde olan kişiler tespit edilmeli iletişime geçilmeli katkısı istenmeli.
Önümüzdeki süreçte ilçemiz için en büyük Sorun olacak ve sıkıntı yaratacak alternatif etkinliklere izin verilmemeli. 2026 yılında yapılacak olan hacı Bektaş Veli’yi amma kültür ve sanat etkinlikleri için yapılacak ilk toplantı kasım ve Aralık ayında başlamalı en geç Ocak ayında hayata geçirilmeli anma Komitesi veÖdül kurulu oluşturulmalı ötekileştirilenmiş horlanmış dışlanmış insanlara eşit davranma Komitesi de ayrıca oluşturulmalı.
Geçen yılki etkinliklerde İnancıma karışma dergahıma dokunma adı altında bir deklerasyon yayınlanmıştı.
Bu temelde cemevi başkanlığına yönelik bir imza kampanyası başlatılabilir.
Asimilasyona karşı emekten yana olanlarla asimilasyonun parçası olanların ayrışması açısından milyonların imza vermesi için derneklerle birlikte hareket edilebilir.
Diğer yandan Horasan Erenleri derneği üzerinden bizi ve Hacıbektaşı nasıl bir tehlikenin beklediğini somutlamak gerekiyor.
O nedenle hacıbektaş halkını bu konuda bilgilendirip bilinçlendirip hazırlamak gerektiğini düşünüyoruz.
Horasan Erenleri derneğinin açılışına hacıbektaş belediyesinin kesinlikle katılmaması katkı sunmaması gerektiğini söylemeliyiz.
Şeffaf Saydam denetlenebilir hesap verilebilir bir anlayışla belediye aylık olarak faaliyet ve çalışmalarını Yapacağı toplantılarla anlatmalı.
Acil önemde gördüğümüzü demokratik ve laik bir kent Konseyi’nin oluşturulması önemlidir.
Seçilen belediye başkanları yasanın 76. maddesi gereği üç ay içerisinde kent konseyi oluşturma hükmü vardır.
Kent konseyi kent yaşamında kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi kentin hak ve hukukunun korunması sürdürülebilir kalkınma çevreye duyarlılık Sosyal yardımlaşma ve dayanışma saydamlık hesap sorma ve hesap verme katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışır.
Belediyeler kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının sendikaların noterlerin varsa üniversitelerin ilgili sivil toplum örgütlerinin siyasi partilerin kamu kurum ve kuruluşlarının ve mahalle muhtarlarinın temsilcileri ile diğer ilgililerin katılımıyla oluşan kent Konseyi’nin faaliyetlerinin etkili ve verimli yürütülmesi konusunda yardım ve destek sağlar.
Oluşan bu konseyde siyasi konular yerine maddi konular tartışmaya açılabilir gençlere nasıl bir hacıbektaş hayaliniz sorusu yöneltile bilir.


